fotoğraftaki kız
gece kırmızı güle boyanır sabaha inat karanlıkta parlar güneş derisi yüzülmüş hayvan gibi çağlıyor ıssız göğün kapısında... kan damlar hevesli ellerinden cinayet sızıp içindeki öfke süzülür parmaklarından ansızın piyanonun başında küçük bir kız çocuğu duyduğum en hüzünlü şarkıya başlar eskiyi getirir gözlerime ne hazindir ki ş i m d i kimse hatırlamıyor fotoğraftaki kızı
uzun sokağın son kapısında bekleyecekti sevgili! unuttu sözünü ağzındaki zehirdi göğün en sakin saklanan yıldızıydı o sonraları hep eşgalinde ağır hüzün tabuta sarılı kırık yüzü sarıydı, bahardı, papatya yaprağı oldu gömüyordu sessizliğini önce toprağa yattı sonra! sulara akıttı içindeki süsü arındı birden büründü siyaha a ğ l ı y o r d u... ne hırçın bir söz ne hain bir isim vardı anlattıklarında gözyaşı yok dimağını sildi sıyırdı gece
kırmızı bir güle boyandı sabahı beklerken nazlı salındı sokaklarda hareli yüzü asılı kaldı bir sokak lambasına ışık oldu şaşaalı bir küfür vardı dilinde!
s u s m u y o r d u kimse hatırlamadığı için fotoğraftaki kızı
banukalyoncu
|