Åžub 13

Kasaba Kadınları

Etikletler: , , ve

banukalyoncu resmi sitesi

Aşığın intikamı gitmek aşkın ise gelmektir
vaktiyle sevmiÅŸtim sizi kelimeler
küçük bir kasaba kızıydınız büyümeden önce
okşanmak isteyen kısacık saçlarınıza inat
seyrek dişlerinizi sevmiştim en çok
vaka gülmüyorsanız belli olmuyordu hani
alnınızda ki asalet ve gözlerinizde ki deniz yıldızı

susunuz artık gece kalbime düşen notalar
bütün besteler mahur ama aşk illa ki rast gitmez
ciÄŸerlerimde bir yara var nefesim yetmiyor
bir bilsem hangi kalbin yamacından hırsla
büyümeden daha kopartılıp alınmış bu kamış
bir ah gibi tutamadığım sözlerin üstüne yazıyorum
senfoni dinleyenler halimi nasıl anlasın

yerinden sökülünce kaldırım taşları
vaktiyle üzerine basıp geçenlere ağlar mı
anlar mı şimdi olmayışlarının sebebini boşluk
sorular cevabın neticesi midir bilmem ama
kan ter içinde uykulardan uyandığım
hani ÅŸairliÄŸin de beÅŸ para etmediÄŸi zamanlarda
ne işe yarar ki ulaşamayacağım uzaklıklarda
gökyüzümün yıldızlarından biri olarak kalman

hayalayna

ilk yorumu siz yazin ... »
Åžub 10

düş kıran

Etikletler: , , , , ve

sen yoksun ya,
ay geziyor gecelerimde ÅŸimdi
sana benzemek istiyor şıllık,
şımarık
beni kandırıp kalbimi çalacak
koynuna alacak senden artan beni,
sözlerimi isteyecek
senin sevdiğin çizgileri silecek yüzümden,
gözünden düşürecek beni
öleceğim,
ne sanıyor kendini bu gök dilberi.

sanki bilmiyor muyum!
susadığımız
kutsadığımız gecelerde sevişirken
pencereden mehtap kılığında girerek
aşkı seyrettiğini
ve her gidiÅŸinde
senden bir ÅŸeyler yittiÄŸini sezmedim mi sanki!
biliyorsun
zaten kıskanırdı bizi.

sen yoksun ya,
şimdi kuşkuyum artık;
bulutlarda sancı
toprakta ağrıyım,
nikâhım kıyılmaz sevgiyle gayrı
zina sayılır sevdalarım.

ey periler aşiretinin pembe yanaklı kızı
bil ki,
alnımda yazı
mezarımda sızı olarak kalacaksın.
iki satırla anacaksın beni,
canım çıkacak kaleminden
dilinden sökülecek adım.

aldırma,
yası tutulmaz yasıyla gidenin
namazı kılınmaz,
ağlayanı olmaz düş kıranın
kefene sarılmaz.
üzülme,
leyleğin getirdiğini söylerdi annem
dönmenin tam sırasıdır,
yani ÅŸimdi
belki de bu yüzden
uçmak geliyor içimden.

Ömer Nazmi Yavuz

ilk yorumu siz yazin ... »
Haz 30

Gece AÅŸk Gelecek

Etikletler: , ve

Geceyi bekleyelim hanımlar
Gelecek elini kolunu sallayıp uzaklardan aşk
Yaylım ateşi gibi gökyüzündeki karanlığı atıp
Aydınlanacak yıldızlar şen şakrak

Ellerindeki anahtarlar hep altın
Açtı mı kapamayacaklar…
.
.

Uydurma sözler, düş yakamdan
Girecek açık penceremden az sonra sıcak bir hava
Uykuma daldığımda aklım başımda değil ki
Ne gördüysem hepsi bana…

Yeni bir yol bulutlar içinde
Düş benim derya benim sen benimsin bu gece
Bitmesin bu inancım, güvencim
Olmasın bir son daha ilk günden…

Söylediğim türküde adın geçer
Sır gibi saklarım herkesten
Bir fısıltı bir göze batma olmasın
Görmesin kimse gülen ağlayan yüzümü
Hiç kimse bilmesin aşkımızı
Duymasın sağır sultan yeter.
.
.

Geceyi bekleyelim hanımlar
Yola çıkar az sonra kuşlar
Duygusu sağır, düş görmez adamlar
Yaylım ateşi gibi bir sağanakta uyandırılıp
Su çarptıkça yüzlerine
SarmaÅŸ dolaÅŸ aÅŸk ceplerinde
Kapınızı çalacaklar…

Altın anahtarı bulduğunda bırakmayacaklar…

Banu KALYONCU

1 Yorum »
May 08

Bir Åžiir

Etikletler: , ve

Dinle beni sadece
Dilim döndüğünce
Gücün yettiğince
Anlatacağım…
Sus ve dinle

Adını koymayacağım bir gece
İçinde bir tek sen ve ben
Ardından kalan düşlerimizle
Sabahlarız gönlümüzce
Bu gönül…
Esaretini atmaz bir kenara
Anlatır durur,
Ağlatır durur,
Hayalini karşıma alıp konuşurum sabaha kadar
Izdırabı delince bedenimi
Kor isyan olur dökülür dudaklara

Bir kahve içelim karşılıklı
Her zamanki gibi
Sen sütlü seversin, iki küp şekerli
Ben sade az ÅŸekerli

Öteden beriden sohbet eder anılar
Söz biter…
Kahve biter

Gün ağarmaya başlar biter gece
Mevsim biter,
AÅŸk biter,

Sende gitmiÅŸtin yıllar önce…

Gün açar ama sonbahar gelir
İçin için üşütür bedenimi
Güneşin feri gitmiş
Yüzümü bile ısıtmaz pırıltısı
Rüzgâr eser
Şarkılarıma vurur eylül
Çürüyüp can vermek için gelen yeni baharda
Gömülür toprağa

Bir intikamın eşiğinde
Tanrı affeder
En sessiz çığlığıyla davet eder anılar

Hapsederim gidişinin acı törpüsünü
Anmıyorum ulu orta sevişmelerimizi
Saklamıyorum bana aldığın hediyeleri
Gözyaşı döksem, dönmeyeceksin nasılsa
Ağlamam bu yüzden
Bir tek fotoğrafın kaldı
Boş yatağının ucunda

Gece yastığa gömmeden başımı
Bakarım uzun uzun sana
Beklerim bir hevesle nefes alışlarını
Anlarım ki rüyadayım
Tanrım hiç uyandırma
Ve sen…
Git iÅŸine be adam…
Şiir yazdırma bana

Banu Kalyoncu

3 Yorum »
Nis 16

Islak Ağıt

Etikletler: , ve

Buruk bir tat olsa da içimde eskiden gelen
Şikâyet etmem ne senden, ne geçen günden
Bir yaprak çevrilir gün dönerken yarına
Hüzün kaplar odamı sığınırım yalnızlığıma

Köpüksüz bir kahvenin acı sığ tadıyla
Çok uzun zaman önce rafa kaldırdığım
Yalnızlığın acı tortusunu bırakan kitabımı okuyup
Günü karşılamak gerek senin yokluğunda

Issız bir şehrin izbe sokaklarında
En tenhasına sığınıp kaç kez uyandın bir nara atılışına
Kalbin yerinden sökülür gibi,
Korkudan yerinden kımıldayamayıp
Kaç salavat getirdin ölüp ölüp dirildiÄŸin…

Kaç yağmalanmış gecenin sonunda
Dikilip çıktın kapıdan güneşe karşı
Kaç nöbet sonrasında üstünü başını bir kenara atıp
Göz yumarak düşüncelerinle uykulara daldın
Hiç hesaba katmazsın, her rüyana ortak olup
Her yerde karşına çıktığımı

Karanlık üst üste devrilirken gözlerime
Hüznüne karışıp sızan bedenim
Sensiz bir güne uyanmak için
Islak bir ağıt yakacak…
Ve… KestiÄŸin beden yerden kalkamayacak
Sen de yaz bakalım üstüne adını yazabilirsen…

Banu KALYONCU

1 Yorum »
Creative Commons License Bu site Wordpress tabanlıdır, tasarım ve gelişirme ise Erkan OKUR'a aittir. Sitede yer alan yazılar Banu Kalyoncu'ya aittir ve Kullanım - Alıntılama Şartları'na uyulmaksızın kullanılamaz. Siteye giren herkes bu şartları kabul etmiş sayılır ...