Eki 03

hayalayna, hayal, kaptan, deniz

“Hayalayna”ya sevgimle…

 

Uykusuz bir ÅŸafak doÄŸuyorken odana
Özlediğin denizler geçiyor yine gözlerinden
Dudağında bir ıslık
Çığlığa dönüşüp düşüyorken şehrin ortasına
Şaşırtmasın seni yalnızlığın
Aynada yine sana bakmakta

 

Oysa hayalsiz yaşanmayacağını söyleyen
İçinde koca bir derya taşıyan ağyer
Beyaz çarşaf gibi serilir sevgin
Söğüt dalları gibi serin sessizliğin
Korunmasız hüzünlerinle, incinen yüreğini
Asla boÅŸuna terk etme!

 

Hep bir ses değer yüreğime bu vakitlerde
Ezbere bildiÄŸim bu nameyi
Senden başkası üflemesin bana ney’le
Sarmasın kimse yaralarımı
Dokunmasın çocukluğuma
Yoksa…
Muğber akşamların tortusu kalır avuçlarımda

 

Denizsiz bir kentin ayazı düşmüş saçlarına
Üzülme bir yolculuk başlar bu gece
Huzur seni bekler uzaklarda
Bırak!
Dokunsun rüzgâr
Yağmur başlasın sokaklarda
Çağırsın seni kıyılar
Titretsin sevdanı büyük bulutlar
Toplan!..gönlün yol almakta

 

Apansız bir şiir dalga dalga
Köpüren yıldızlar vurur surların kıyılarına
Ayakların ıslanır
Düş bozulur, gözlerin açılır limanda

 

Uzakta kırmızı bir yelkenli
Hayalindeki kaptanı aramakta…

 

2007/07/16
Banu Kalyoncu

Eyl 22

gamze/m

Åžiirlerim
Etiketler: Etiket Yok 4 Yorum »

gamze/m

 

“Kuzenim Gamze”ye…”

Akşam salınır pencereden içeri
Nedir bu saran kasvet, git gelme diyemediÄŸin
Ağlama yosun gözlüm,
Bu gece / her vurulduÄŸun sevdadan
Kalan yanıklarını, yaralarını
Ürperen teninde ben söndüreceğim…

Gencecik yaşta titrer ellerin her sigara yakışında
Hatırda kalan ne varsa söküp atamadığın
Sar benim yüküme gayrı, ben taşırım

Kızıl saçların güneşte parlardı eskiden
Savururdu rüzgârlar, kim incitti seni
Kim kırdı bu genç kalbini

Hani kış gecelerinde baş başa verip
DertleÅŸirdik sabaha kadar
Hüzünlü şarkılar olurdu hep çalan radyo da
Biz bir ağızdan hem eşlik eder
Hem oturup bir de ağlardık utanmadan

Hani ayrılık nöbetleri tutardık hiç usanmadan
Gidenlerin peÅŸinden gitmek zordur
Geri dönerler mi ki
Ellerimizi koynumuza gömer dua ederdik

Sen hep bir ağıt yakardın yeni gelen günün doğumunda
Ben hep kıskanırdım neden yüreğim bu kadar ağrımaz diye
Söyle kim bu kadar üzdü seni…

Gamze/me düşürdün yine gözyaşlarını

Sil sen bu kadar güçsüz değilsin
Hep sevdalıya isyan etmezsin
Koynuna gömdüğün öfkeni bırak…
Gitsin…

Hırçın bir gülümseme yerleşmiş çehrene
İçinde bin dert bin keder
Uğraşsan da bu acıyı yok edemezsin
Onsekizinde bile değildin, parmağına takıldı bir halka
Daha avucundaki kına solmadan
Çok uzaklara göndermiştik ellerimizle seni
Ne sen bizsiz/ ne biz sensiz özlemlere dayanamamıştık
Elinde bir gün bir valizle dönüşün sürpriz olmasa da
O halkayı ne çabuk atabildin hayatından

Peki ya gamze/me düşürdüğün yaşlar…

Acı bir keyif veriyorken bakışların
Rahatlığı başına, acısını gönlüne işleyen dilber
Hani dudağından sarkıyor bile olsa
Bize belli etmediğin hikâyeni
Kendi başına okuma bu sefer
Çürümüş sevdaların ağırlığından oluşmuş bu çukura
Göm beni, ört üstümü, burada olduğumu kimse bilmesin

Temmuz sıcağı elmas gibi yağıyorken alnımıza
Silmesin bu yazımızı
Çatlatsa da tenimizi ilerleyen yıllar
Hadi yeniden yaz bize bir hikâye daha
Zamansız sevdalar sarsın bizi
Geceleri söylediğimiz hüzzam makamı
Acıtmaz bu sefer içimizi

Tut elimden kızıl dilberim
Gamze/mdeki gözyaşlarını silmeye geldim…

2007/07/07
Banu KALYONCU

Eyl 20

ezberden sil/insin aÅŸk...

üşüyen denizde balık
savrulan gökte kuş oldum bugün
birde affına sığındığım ısıtmayan güneş
eylül senden fazla yaktı bilmiyorsun
mevsime düşman, sana buruk bir tat
içimde kalan yani, alınma hemen
bir de sevgime inanmayan yar…
kaç ki gözüm seni görmesin..

 

sahte sözlere bulanmadan
kırk kat yalan söylemeden
kalbimi açtım, sana inandım
ÅŸimdi kimden ne duysam
inanmıyorum…

 

içinde gezen sen, soluduğun mekan
sevdiÄŸim memleket diye
istanbul’u kanıma çektim yeterince
artık ne vapurda siren,
ne bacasında duman arıyor gözlerim
uzaklara dayadım başımı
nemli bir camın buğusunda
adını yazıp unutmamak için ısrardayım
ne zaman çevirsem senden bir sayfa
için için kanıyor gözlerim
gözyaşım belki kırmızı değil ama
renksiz can yakıyor bilesin

 

yolda bekleyen kahır
içime sindiremediğim nefes
dilimden düşen şiir de
yoksun bu sefer/ inanma yoksun
sana deÄŸil
seni anlattığım satır nerde
bana göster
aşktan kalan bir söz yok
başını döndüren ayaz
sen seversin kışları sana yakın
bana uzak
şairsin diye değil, sevdiğimden yazıyorum
yüzünün ortasında eskiyen ben
dudağında unuttuğun adım
elbet yıllar sonra çalacak kapını
bakma böyle çığlık çığlığa ağladığıma
aşk çarpıyormuş öğrendim

 

silmiÅŸsin beni yine ezberinden sevgilim
ben şimdi ne yapsam yeridir…

 

2007/09/20
Banu KALYONCU

Eyl 17

A ÅŸ k

Åžiirlerim
Etiketler: Etiket Yok 1 Yorum »

aÅŸk

Åžimdi kelimelere dökülüyorken kan…
Sıçrıyor okudukça üstüme,
Gelme aşk kaldıramam seni
Yorgunum, bezmişim, yama gibi durur sevmelerim üzerimde
Sen ki bana sevdirme kendini
Geceleri çökünce karanlık üzerimde
Kaybolursun…
Kırılırsın, incinirsin
Yanarsın…
AÅŸk elimden düşer gidersen bir gün bana söver kahrolursun…

AÅŸk…

Söyleyin ne olur ona benden uzak olsun…

Kapatıyorum her gece gözlerimi
Düşünceleri kilitliyorum dolabıma
Sırtımı dönüyorum kıyamayıp alırım başucuma diye
Sonra bir efkâr gecenin karanlığında
Yığılıyor yatağın ucuna
Sen geldin sanıyorum aşk…
Bakma bana alamam seni koynuma
Susarsın
Aç kalırsın
Yıpranırsın yüreğimde…

Gece bitmek bilmez sabah gelmez penceremden içeri
Üstümde bir soğukluk ürpertir beni
Korkum şakaklarımdan sızıyorken
Soğuk bir örtü olup serilecek kefen gibi başımdan ayakuçlarıma
Aşk hep susuz aç kalacak avuçlarımda
Bakma bana öyle…
Gitmek çare değil ama ecel neylersin
Cesaretim var artık soluğum yetmez
Yüreğim yine yakar bilirsin…
Aşk hep benden uzak ol dedimse de dinlemedin…
Bu sefer kimseye söylemem

Aşk yalandı

AÅŸk yalan

AÅŸk!

2007/07/11
Banu Kalyoncu

Eyl 13

Göç yolları çiziyorum kendime bir fırtınaya sarılıp
Denizin en azgın dalgalarının yanından
Her vurduğunda bana…kıyılara bir daha, bir daha
Tokat gibi çarpıp, çığlıklarımı bırakıyorum
Dönüş günü geldiğinde
Dokun yine yüzüme ellerinin sıcaklığı ile
Sadece kısa bir an bile olsa
Ölülere gülümse…

Hizaya koyduğum sesimin sancısı başladı yine
Çığlığımda çırpınan köpükte balıklar kayboluyor
Uzun zaman oldu sen gittiÄŸinden beri
Kapandım evime çıkmıyorum, gelirsin de bulamazsın beni …
Avlum taş döşeli, bir de üstünde samandan yığılmış çul
Oturup üstünde tespih çekiyorum dön diye
Savruluyor geceme ayrılığın külleri
Alnımda uzayan kader çizgim
Dönmeyecek sevgilin diyor, bekleme boşuna
Her yaÄŸmurda çamura batıp çıkamayacaksın nasılsa…
O vakit tetiğe basıp ateş açıyorum kendime
Ölmek için değil gitmek için
Gidemiyorum

Kaldırmayın beni düştüğüm yerden
Tutmasın kimse elimden, dokunmayın acır parmaklarınız
Siz yatağınızın yumuşak çekiminde dalıp uyurken
Ben ölüm haberimi getiren yağmurları dinleyeceğim
Karanlığın ortasında yıkılmış, umutsuz, solgun yüzümde
Son bir yol çiziyorum sahile doğru kendime

Hırsına kapılıp son nefesimi rahat ettirmek için
Koşuyorum denize var gücümle
Benden hızlı yağıyor yağmur, korkuyorum
Topallayan kalbim ağır ağır hazırlanıyor gitmeye
Ter baÅŸlıyor ensemden topuklarıma…

Korkumdan bin kere ölüp, elimi uzatmıştım sana bu sahilde
Gitme dediğimi hatırlıyorum sevgilim
Yüreğime öyle bir dokundun ki giderken bir bilsen
Parmak izlerin yakmıştı -hala izi saklı- göğsümü

Geniş sokaklardan dar kaldırımlardan yürümüştük
Her köşe başında özleyeceğim deyip defalarca öpüşmüştük
O gece de yağmur dumanlıyordu sevdamızı
Son bir kez daha dokunmuştu ellerin gitmeden…tenime
-Sokul bana şiir yürekli sevgilim
Gidip de dönememek var
Bir gün yeniden dönersem sana
Beyaz elbiseni giy, saçların ıslak gel bana
Nemli dudaklarınla öperek karşıla beni
Ama dönemezsem eğer, ölümü ser evimin bahçesine
Üstümde papatyalar olsun en sevdiğinden
Her yaprağında bil ki dolup, taşıp döküleceğim sonbaharda
Her yeni gelen baharda açacağım sana yeniden-

Şimdi ne bahçe, ne sokak, ne kaldırımlar aklımda
Yağmur yağarken burnumda ölü balık kokusu
Çok uzakta bir ışık, elleri saçlarında bir adam
Pelerini uçuyor rüzgârda denize gömülüyor usulca
Umurunda deÄŸil
Tanıdık bir ses geliyor uzaklardan, duyabilsem keşke ne dediğini
Ölmekten değil, döndüğünde seni beklemediğimi düşünmenden korkuyordum.
Dönüşüne rast geldi son nefesim.
Yıkılıyor yere bedenim, bulanıyor çamura uzun saçlarım
Çıplak yanık tenim yaslanıyor soğuk taşlara
Son bir ses duyuyorum yakınımda, gök gürlüyor alnımda

Ayakların denizden değince bu taşlara
Özlemle bak yüzüme, kapat gözlerimi ellerinle
Kısa bir an bile olsa
Bana gülümse…

2007/07/04
Banu KALYONCU



Creative Commons License Bu site Wordpress tabanlıdır, tasarım ve gelişirme ise Erkan OKUR'a aittir. Sitede yer alan yazılar Banu Kalyoncu'ya aittir ve Kullanım - Alıntılama Şartları'na uyulmaksızın kullanılamaz. Siteye giren herkes bu şartları kabul etmiş sayılır ...