sana geliyordum
bahar almıştım mayıs’tan
bir de kitapçıdan yeni çıkmış roman
o sağır akşamlarda okumak
gönlüne dolmak gayesi benimki
-elâ gözlerin hâlâ bana tuzak-
çok sevdiğin, bi dünya yap-boz aldım
uzun… geçmek bilmeyen gecelerde
parça parça kurmak bizimki
özlemek gibi…
-dokunup hissetmek sadece,
gerisi hepten yalan…-
sana geliyordum
kedi gördüm sokağın başında
-annesini kaybetmiş, dikmiş kulaklarını-
hınzır hınzır gülüyor, çalımı bana değil
sana yaptığım kekin kokusuna
dayanamadım yedirdim o’na
boşalan çantama aldım
sakladım oysa…
sana geliyorduk
caddenin kenarında yerde yatan bir kırlangıç
kanadı kırılmış
-hangi yağmur rüzgâr lekeledi seni-
oturup yanıbaşına ağladık
ürperdi içim korktum sonunda
bırakamadım öylece orada…
koÅŸa koÅŸa, soluk soluÄŸa
çıktık merdivenleri
ellerim üşüyordu, yüzümde güz
tenimi kış kokusu sardı
-oysa az önce mayıs’ı çalmıştım bahardan-
kapıyı açınca kalakaldım
sana gelmiÅŸtik
-annesi ölen kedi, kanadı kırık kırlangıç, ben
sana aldıklarımdan bahsetmeyeceğim-
taze nefes dolmuştu evin içine
sen yoktun…
bakakaldık…
bakakaldık…
bak kaldık böylece…
Banu Kalyoncu
2008/05/21
Son Yorumlar