Nis 03

ya da

İçnepal’deki İçgöz Sözlüğü

90

Engur ( farsça) : Üzüm

Enguri: Ankara

en guru: gurubaşı

eng:

enguria:

ngu ngu:

üzümlük:

Üzüm: Türkçe

Engur: Üzüm (Farsça)

İstafil (Rumca) : Üzüm

İnep (Arapça) : Üzüm

Mevlana’dan bununla ilgili meseli dinlemelisiniz:

91

Fihi Mafih

İçindeki onun içindedir şeklindeki Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin kitabının adı:

Süper modern bir isim

Rumi’nin altı kitabından biri:

92

Altın Koza

altın koza film festivali: haziran başı

altın koza uluslararası 13 kare sanat festivali:
kasım ayı-aralık

altın koza uluslararası edebiyat festivali: nisan

93

BuÄŸuz :

BuÄŸuz etmek:

kin ve nefret gütmek: düşmanlık etmek

dilerim ki herkes buğuzdan münezzeh olsun:

94

requem:

ağıt:

Duino Ağıtları:

Rilke:

zılgıt:

ÅŸehitlik:

hem ağıt hem bir düğün:

vatan canım sana feda:

sevgilinden ayrılma:

gözyaşı istasyonu:

canlara özlem:

yalnızlık bir requem’dir Işığa çileÄŸim:

95

hallowen:

parti:

cadılar bayramı:

korku filmleri serisi:

dans:

çocukların sevinci:

31 ekim:

smooth operation:

ilksel dürtüler:

tentene:

body language:

amerikka:

tek e az gelir:

Halloween:

parti yapamadım bu yılda:

amerika al beni kucağına:

ya da ben seni alayım kucağıma:

Halloween:

yok yok:

bir e de benden türkiye’den olsun:

Halloweeen:

Hallowin!

96

slow:

Kylie Minogue’nin ölümsüz eseri:

lav’ın tarifi:

bizzatı:

klip süper:

yanardağlar koşuşması:

ÅŸiir:

kylie sen çok yaşa:

fettan fücur şarkı:

yaşıyorsun da ölüyorsun aynı an’da:

sadece an’lar var demiÅŸti AynÅŸtayn:

carpe diem slowe:

s/lowe:

s/ love:

make love ÅŸvey ÅŸvey:

97

Taykonot:

astronot ve kozmonot’un eş anlamlısı: çincesi

Türk şiirine ilk ben soktum bu sözcüğü:

tay tay yapsana bana taykonot:

bye bye yapsana dünyaya

yeşil tay fantaisası:

yeşil köşkün marslı figürünün lambası yandı:

sarı tehlike mi yeşil tehlike mi?

bence aşk sarı taykonot yeşil:

uzay yolu: captain Kirk/ mr. Spock/ Uhuru

uzay 1999: ayüssü alfa:

taykonot Suene’nin şiirini seviyor:

taykonot bir Pali Canon ÅŸiiridir:

98

Türk Edebiyatı Canım Sana Feda

Bismillahirahmanirahim:

Nerelerden nereye ta o muhteşem ülkeden Gedrosia’dan buralara kırmızı beyaz düşlerimize dek: Türk Mitolojisi’nin süper zenginliğinin tüm ihtişamının güneşli çağından şimdi hiç bilinmeyenli sulara sürüklendiği bu yalancı zamanlara: yalancı zamanları öperek dudaklarından gerçeğe davet etmelerimiz sevisi:

Divan-ı Lügat’it Türk’ün güzelliklerinin Arabistan ve kainata saçılıp durması:

KaramanoÄŸulları GökkuÅŸağı: sonra neler neler…

20. yüzyıldaki büyük sıçrama:

Onca ter ve ateÅŸ ve aÅŸk!

Nobel’in Türk Edebiyatı ile ödüllendirilmesi dinamit lokumlarının türk lokumlarına çevrilmesi demek bu aynı zamanda:

Turkish Lokums:

Bu bir bahardır:

Bahara atmak kendini feda etmek değil baştanbaşa türk mitolojisi olmak demek baştan sona Divan-ı Lügat’it Türk olmak demek:

Baştanbaşa dünyaşiir baştan sona dünyaroman!

Türk edebiyatına feda olmak Yusuf’un kuyusuna düşmek demek devlete ikbale ermek demek!

Yine bismillahirahmanirahim:

99

Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi’ye Bin Selam Olsun:

Efendimiz:

”Gel, gel, ne olursan yine gel.
İster kafir , ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuÅŸ olsan da yine gel…

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.

Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim…
Kötü havalarda insan dosta aç olur,
bir araya gelse dost dosta ilaç olur,
Bahçede güller tek tek bir şeye benzemez,
Öbek öbek olunca, bahara taç olur.

” Dünya yeniliyor her seferinde”
Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoÅŸ
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Dünle birlikte gitti hep söylenenler
Yeni sözler bulmalı söylenmeye değer.
Bayat mal satanların günü geçer bir gün
Benim tezgahımda tazesi var her sefer.

100

BuzkaÅŸi

Afganistan’a özgü bir at oyunu:

vahÅŸi:

ÅŸiddet:

leÅŸ:

hero:

cengaverlik:

çopendoz:

tursen çor:

özgürlük:

sürat:

taktik:

101

İdil Berf

ÅŸair:

Yunus Boyutu adlı şiir kitabı var:

aynı zamanda naif rüya ressamı:

mistik:

cankızı:

canınkızınıncanınınkızınıncanı…

102

Mevlana’nın 800. Doğum Yılı

sprituel Işık olsun!

En Genç şair:

İnsanoğlu:

Işık İnsan:

Åžair-i Muazzam:

Åžair-i Azam

Canıncanınıncanınıncanınıncanınıncanı…

103

Aşkın Tsunamisi Mevlana:

başka söze gerek yok:

Pali Canon

Nis 03

Tufeen’e

 

 

ene’l face!book/ land

facebook london

facebook calling

facebook’um

facebook’sun

facebook

face to face

facebook to facebook

feyz bak

feyz ver

feyzal

faiz-i ziya

ışık Işık

Pasha PaÅŸi Pali

PaÅŸa Ziya ÅŸad

ÅŸita ÅŸad!

faiz heva l şad olasın can

faysal

fevziye kitabı

fevziye mektepleri

fethullah gülen hoca efendi

fagfur-u Çin geliyor

felatun ayva feraine feramuÅŸ

fastbook

fesbook

fasbook

ölmeden önce gidilecek 100 festival

yüz festivali

yüz fihristi

aşk halloweeen’i

rab atı ver rama rome

romus romülüs facebooksüz Sezar jülyus gülliver

facepuzzle honey!

altınım

altınsın

altın

ya paylaşım ya sahip olmak

lorcam yomcada şems’i söyledi de ki:

sonsuz paylaşım sonsuz meşuh

faz seksüalite

fazfantasiabook

sutra kamasutra

facesutra

facemantra

sütüm faceine faceinebook look!

this is milkyway cey cey/ enjoy

please milkface

with sugar?

Faceina

Faceina

bana bir okyanus pukhet Faceina

yüzüm yüzüne Faceina

zürafanın ayakaltını da öpecek fantazya

altın şifre: dişi zümrüdüanka (ömer çelakıl)

yok yook fan/ tasmanya tazfunclup

içimdeki aşk TAZ’ları yokluğun övüncünde

tennure i/ çinde aşk rubailerini terennümde

müfteilün mefailün müfteilün mefailün

ah avustralya’m ah!

semaıdayım 800 sekiz cennet fihi mafih

yüzyüze can aşk Mevlana

ferahfeza sufiyyunfeza aÅŸkfeza

fa-ce/ nturya-ı rumi

üzümsuyuyum

üzümsuyusun

üzümsuyu

sufiyim

sufisin

sufi

facebook’um

facebook’sun

facebook

 

 

Pali Canon

Mar 18

GERİYE DÖNMEDİLER

Dile kolaydır dile, iki yüz elli bin er
Yedi düvele karşı, kaçmadı, sinmediler
Takvimler on sekiz mart, Çanakkale idi yer
Şahittir tarih buna, geriye dönmediler

Hepsi parlayan yıldız, batmayacak hilâldi
Hepsi birer Mustafa, hepsi birer Kemaldi
Allahın ordusunu yenmek elbet hayaldi
Girmedi kılıç kına, geriye dönmediler

Onlar ki al bayrağa rengi veren kandılar
Susmayan ezandılar, okunan Kuran-dılar
Vatana aşıktılar, gönüllü kurbandılar
Ellerde taze kına, geriye dönmediler

Ne insan feryatları, ne top sesleri sustu
Göründü zalimlerin Müslüman Türk’e kastı
Evladını cömertçe aldı bağrına bastı
Vermedi toprak ana, geriye dönmediler

Helâlleşip geldiler vatanın her ilinden
Ağlıyordu o Resul, kan damlarken gülünden
Åžehadet ÅŸerbetini Peygamberin elinden
İçtiler kana kana, geriye dönmediler

Kader böyle yazılmış, buydu ilahi takdir
La ilahe illallah, iman ettik Allah bir
Yüzlerinde nur vardı, dillerde yalnız tekbir
Boyandılar al kana, geriye dönmediler

Parça parça bedenler, canlı, cansız seçilmez
Öğrendi bütün dünya, Türk`e kefen biçilmez
Yazdırdılar tarihe, ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Can verdiler vatana, geriye dönmediler

KADİR GÜVEN

Mar 02

(ya da Modigliani yüzlü kadının sitem mektubu için bir deneme)

kadından kadına yürüyen dizeleriniz / siz
onların yüzünden şair olunur demiştiniz

hüzünyüz kadındır şiir / bana ilk bunu söylemiştiniz
kimilerini iyi ezberler / kimilerini kimsesiz bırakır

bazı şiirlere geç kaldığı / şairin yüzünden anlaşılırmış

ve yazın ardından yazılmaya başlanılırmış:

baharı bitmiş / yazsonu rüyasının sonu
önce kokusunu / sonra güz rengini alır
hüznün olgunlaştığı / eylül güncesidir kadın

her şiirin doğumunda bir kadın
ve şairler de zaten fazla şiirden ölürmüş

bunu da siz söylemiştiniz

ben artık sizi anladım:

yüzüme bakın!

Turgay Uçeren

Mar 02

Hüznüme değmeyen
Hiç kimseyi aramıyorum artık
Beyni satılmışlardan korkuyorum çünkü
En az katillerime öldüğüm kadar

Herkes günahını kendinden saklıyor benden değil
Ben kendime yetişemiyorum üstelik suç benim değil
Ne zaman ay düşse düşlerime çok başıma yalnızım
Ki esmer bir ağu gidip gelip yarama sızıyor
O sevdaların bir mekânı yurdu yok şimdi
Bu yüzden ben yürürken düşeyim diye
Bütün sokaklar derin ve hep karanlığıma çıkıyor

Sabahlarımdan kalkıp
Bir rüyayı yeniden yorumluyorum
Yine de bir gerçeği
Durmadan hayırsızlığa yoruyorum

Aksiliğin böylesine bakın ki
Kayıp adresimi sorayım dedikçe
Her defasında eli telsizli
O korkunç adamlara bulaşıyorum

Kendimi birilerine mi vereyim kim alır ki beni
Biraz serseriyim biraz da naçizane deli
Ha / biraz da şiir bilirim abes olmasa söylemesi
Sizler aÅŸklardan dostluklardan dem vurun
Ama bir kez de vurun kendinizi yüreğinize
Ben bu serüvende yenildim ve kendimi hâlâ seviyorum
Siz de siz olun selamınızı dahi esirgeyin benden

Sevdiklerimi yitirmekten korkuyorum çünkü
Yüreğim affet beni benden bu kadar
Gözyaşlarıma dokunmayan
Hiçbir kadını sevemiyorum artık

Ahmet Can Akyol

( Seni Aşka Yazmalı / Sy:22 )


Sayfa 1 / 41234»

Creative Commons License Bu site Wordpress tabanlıdır, tasarım ve gelişirme ise Erkan OKUR'a aittir. Sitede yer alan yazılar Banu Kalyoncu'ya aittir ve Kullanım - Alıntılama Şartları'na uyulmaksızın kullanılamaz. Siteye giren herkes bu şartları kabul etmiş sayılır ...