
“Dostum Erkan’a”
Özlemler arttığında yıllar sonra ayakucunda sıcak tüyleriyle seni ısıtan bir kedi, elinde kalın bir roman, ateÅŸinde yandığın şömine önünde kederlenip tuttuÄŸun yası saklamak için sarılırsın sayfalara… Gün gelir yeniden hatırlarsan beni hani ne zaman gelirsen aklıma aÄŸlarım diyordun ya önceden… Sakın aÄŸlama. Uykusuz gecelerinde bırak beni karanlığa. Bakma arkamdan sakın. Sona ersin yılgın rüzgârlar baÅŸladığında bana hasretin…
Bu eylül dumanın tüterken unut beni…
Bu Eylül öldürsün beni… Bir gün gelecek gittiÄŸini bile unutacaksın… Dilinden hep sana söylenen sevgi sözcükleri damlayacak. Hep adını anarken tekrarlayacaksın ama farkına varacaksın. Alışkanlıkların ne kadar kötü olduÄŸunu, unuttuÄŸunu ama duygusal baskının yan etkisiyle inkar ettiÄŸini…
Ahh o yılların hafife alınmayacağını. Keşkelerinin arttığı dönemlerde hep kaçıp sığınak olarak mutlu zamanlarının vazgeçilmezin olduğunu anlayacaksın. Ama çok geç kalacaksın. Nerde yanlışlar yaptığını arayacaksın ama mükemmel oluşunun altında kaldığından bulamayacaksın.
BoÅŸluÄŸa düştüğünde yalnızlıklarının arttığını ve sürekli bir iç sıkıntısının seni rahatsız ettiÄŸini anlayacaksın. Yorgunlukların arttığı, mutsuzluÄŸunun canlı tenini soldurduÄŸunu ve bir gün git gide yaÅŸamaktan nefret ettiÄŸini anlayacaksın. Bu kadar bağımlı sevgilerden korkarım ben. Hani “hiçbir zaman seni bırakmayacağım, seni sevmekten vazgeçmeyeceÄŸim” sözleri vardır ya artık onlardan çok korkuyorum.
Gerçek değil. Zaman geçer duygular değişir, kişi beğenileri farklılaşır. İnsanoğlu bunu kabul etmeyi bilmeli. Fırsatı varken zamanın kıymetini bilmeli ama büyük söz etmemeli.. Bir gün bu sözler çok can yakabilir.
Nerden geldi aklıma bilmiyorum. Bitiyor. İşte bitti dediğimiz çok olmuştur. Karanlık gecelerde yatağa yatıp saatlerce kırmızı oluncaya kadar gözleriniz hiç ağlamadınız mı?
O döktüğünüz gözyaÅŸları sizi rahatsız ettiÄŸinde uyuyakaldığınızı hatırlamıyor musunuz? Sabaha ÅŸiÅŸ gözlerle kalkıp sonra apar topar unutmaya çalıştığınız o isimden nefret ettiÄŸinizi defalarca tekrar etmediniz mi? Sonra elinize geleni etrafa savurduÄŸunuzu, kapıları çarptığınızı ve unuttuÄŸunuzu… O isimden çok yapmanız gereken gündelik iÅŸleri bir müddet zamana akıp gittiÄŸinizden unuttuÄŸunuz olmadı mı? Kendinize ayırdığınız zamanı aÄŸlayarak ve daha çok nefret ederek geçirip sevdiÄŸinizi bir türlü kabul etmediÄŸiniz günler olmadı mı?
Geçti… Annenizin küçükken karnınız aÄŸrıdığında elini karnınıza götürüp daireler çizerek geçirdiÄŸi gibi… Bak bu zamanda geçti. Adını unuttun, nefretlerini unuttun, aÄŸlayıp kendini üzdüğün zaman da geçti. Eylül rüzgârlarının arttığı bu dönemde ÅŸimdi sancısı baÅŸlar eski aÅŸkların. Sonra sayfa sayfa yenilenir hüzünlerin.
Bırak bu Eylül yalancı çıkartsın. Yeni bir aşkın Eylül de olmayacağını kim demiş.
Kim demiÅŸ geçmiÅŸe bir kapı kapanmaz diye… Varsın arada sen gez yine orayı.
Saklı bir bahçenin kucağında aÄŸlamakta yarar var. Hataları görmek yine de güzel anıları yad etmek için. Ama çıkarken mutlaka kapamalı o kapıyı… Acılara yeniden dönmemek için…
KuÅŸlar,
Gidiyor sıcaÄŸa, çok sıcaÄŸa…
Kanat sesleri geliyor kulağıma.
Uçmak ne güzel bu mevsim de, geride bıraktıklarına aldırmadan.
Eylül bu sefer sana ihanet ediyorum. Bu yapraklar sarı, yüzüm her seneye inat güleç…
Sözüm yaralamaz, kelimelerim kirletmez sevdamı, sancısı başlamaz yeniden mevsimin.
Yaşadığım tüm Eylüllere inat ağlamıyorum bu sefer.
Eylül beni affet, ben seni affettim.





Son Yorumlar