Buruk bir tat olsa da içimde eskiden gelen
Şikâyet etmem ne senden, ne geçen günden
Bir yaprak çevrilir gün dönerken yarına
Hüzün kaplar odamı sığınırım yalnızlığıma
Köpüksüz bir kahvenin acı sığ tadıyla
Çok uzun zaman önce rafa kaldırdığım
Yalnızlığın acı tortusunu bırakan kitabımı okuyup
Günü karşılamak gerek senin yokluğunda
Issız bir şehrin izbe sokaklarında
En tenhasına sığınıp kaç kez uyandın bir nara atılışına
Kalbin yerinden sökülür gibi,
Korkudan yerinden kımıldayamayıp
Kaç salavat getirdin ölüp ölüp dirildiğin…
Kaç yağmalanmış gecenin sonunda
Dikilip çıktın kapıdan güneşe karşı
Kaç nöbet sonrasında üstünü başını bir kenara atıp
Göz yumarak düşüncelerinle uykulara daldın
Hiç hesaba katmazsın, her rüyana ortak olup
Her yerde karşına çıktığımı
Karanlık üst üste devrilirken gözlerime
Hüznüne karışıp sızan bedenim
Sensiz bir güne uyanmak için
Islak bir ağıt yakacak…
Ve… Kestiğin beden yerden kalkamayacak
Sen de yaz bakalım üstüne adını yazabilirsen…
Banu KALYONCU
Benzer yazıları incelemek ister misiniz ?
Yazının Son Okunma Tarihi: 2008-05-09 19:18:34
Bugünkü Okunma Sayısı: 1 | Toplam Okunma Sayısı: 175
Şu Anda Yazıyı Okuyan: 1 kişi | Aynı Anda En Fazla Okunma Sayısı: 3 kişi
“Islak Ağıt” Yazısı İçin 1 Yorum Yazıldı
-
yolcu, Ara 6th, 2007, 22:10 Tarihinde Demiş Ki 1Kaç yağmalanmış gecenin sonunda
Dikilip çıktın kapıdan güneşe karşı
Kaç nöbet sonrasında üstünü başını bir kenara atıp
Göz yumarak düşüncelerinle uykulara daldın
Hiç hesaba katmazsın, her rüyana ortak olup
Her yerde karşına çıktığımıgerçekten hoş bir eser.
ve sonu müthiş.
Bu Yazıya Yorum Yazabilirsiniz ...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız. Burayı tıklayarak giriş yapabilirsiniz.

Son Yorumlar