Göç yolları çiziyorum kendime bir fırtınaya sarılıp
Denizin en azgın dalgalarının yanından
Her vurduğunda bana…kıyılara bir daha, bir daha
Tokat gibi çarpıp, çığlıklarımı bırakıyorum
Dönüş günü geldiğinde
Dokun yine yüzüme ellerinin sıcaklığı ile
Sadece kısa bir an bile olsa
Ölülere gülümse…
Hizaya koyduğum sesimin sancısı başladı yine
Çığlığımda çırpınan köpükte balıklar kayboluyor
Uzun zaman oldu sen gittiğinden beri
Kapandım evime çıkmıyorum, gelirsin de bulamazsın beni …
Avlum taş döşeli, bir de üstünde samandan yığılmış çul
Oturup üstünde tespih çekiyorum dön diye
Savruluyor geceme ayrılığın külleri
Alnımda uzayan kader çizgim
Dönmeyecek sevgilin diyor, bekleme boşuna
Her yağmurda çamura batıp çıkamayacaksın nasılsa…
O vakit tetiğe basıp ateş açıyorum kendime
Ölmek için değil gitmek için
Gidemiyorum
Kaldırmayın beni düştüğüm yerden
Tutmasın kimse elimden, dokunmayın acır parmaklarınız
Siz yatağınızın yumuşak çekiminde dalıp uyurken
Ben ölüm haberimi getiren yağmurları dinleyeceğim
Karanlığın ortasında yıkılmış, umutsuz, solgun yüzümde
Son bir yol çiziyorum sahile doğru kendime
Hırsına kapılıp son nefesimi rahat ettirmek için
Koşuyorum denize var gücümle
Benden hızlı yağıyor yağmur, korkuyorum
Topallayan kalbim ağır ağır hazırlanıyor gitmeye
Ter başlıyor ensemden topuklarıma…
Korkumdan bin kere ölüp, elimi uzatmıştım sana bu sahilde
Gitme dediğimi hatırlıyorum sevgilim
Yüreğime öyle bir dokundun ki giderken bir bilsen
Parmak izlerin yakmıştı -hala izi saklı- göğsümü
Geniş sokaklardan dar kaldırımlardan yürümüştük
Her köşe başında özleyeceğim deyip defalarca öpüşmüştük
O gece de yağmur dumanlıyordu sevdamızı
Son bir kez daha dokunmuştu ellerin gitmeden…tenime
-Sokul bana şiir yürekli sevgilim
Gidip de dönememek var
Bir gün yeniden dönersem sana
Beyaz elbiseni giy, saçların ıslak gel bana
Nemli dudaklarınla öperek karşıla beni
Ama dönemezsem eğer, ölümü ser evimin bahçesine
Üstümde papatyalar olsun en sevdiğinden
Her yaprağında bil ki dolup, taşıp döküleceğim sonbaharda
Her yeni gelen baharda açacağım sana yeniden-
Şimdi ne bahçe, ne sokak, ne kaldırımlar aklımda
Yağmur yağarken burnumda ölü balık kokusu
Çok uzakta bir ışık, elleri saçlarında bir adam
Pelerini uçuyor rüzgârda denize gömülüyor usulca
Umurunda değil
Tanıdık bir ses geliyor uzaklardan, duyabilsem keşke ne dediğini
Ölmekten değil, döndüğünde seni beklemediğimi düşünmenden korkuyordum.
Dönüşüne rast geldi son nefesim.
Yıkılıyor yere bedenim, bulanıyor çamura uzun saçlarım
Çıplak yanık tenim yaslanıyor soğuk taşlara
Son bir ses duyuyorum yakınımda, gök gürlüyor alnımda
Ayakların denizden değince bu taşlara
Özlemle bak yüzüme, kapat gözlerimi ellerinle
Kısa bir an bile olsa
Bana gülümse…
2007/07/04
Banu KALYONCU
Benzer yazıları incelemek ister misiniz ?
Yazının Son Okunma Tarihi: 2008-07-23 06:54:56
Bugünkü Okunma Sayısı: 0 | Toplam Okunma Sayısı: 278
Şu Anda Yazıyı Okuyan: 1 kişi | Aynı Anda En Fazla Okunma Sayısı: 3 kişi
“Ölülere Gülümse…” Yazısı İçin 1 Yorum Yazıldı
Bu Yazıya Yorum Yazabilirsiniz ...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız. Burayı tıklayarak giriş yapabilirsiniz.

Son Yorumlar